YKS sonuçları ile ilgili İlk Değerlendirmeler. Başarı Sırası Tercihlerde Nasıl Kullanılacak?

author

YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından aday öğrenciler sonuçları ile hangi bölümlere ve üniversitelere yerleşebilecekleri hakkında araştırmalar yapmaya başladılar bile. Diğer yandan eğitimciler ise YKS sonuçlarını değerlendirmeye başladılar.

YKS başvurularında son birkaç yılın trendini bozmayacak normal sayıda başvuru alındı. Bu yıl ki sayılardaki en önemli farklılık eski LYS olarak benzetebileceğimiz Alan Yeterlilik Testi (ATY)’e yapılan başvuru sayısı ve sınav puanı hesaplanan aday sayılarındaki artış.

2017 yılında YGS’den sonra herhangi bir LYS’ye girmeye hak kazanan aday sayısı 1 milyon 506 bin 504 idi. Bu yıl ise bu sayı 2 milyon 150 bin 987 değerine çıkmış durumda. Bu 2 milyon 150 bin adaydan sınav puanı hesaplanan aday sayısı ise 1 milyon 987 bin 161 olduğunu görüyoruz. Önceki yıllara göre muazzam bir fark ki %20’nin üzerinde (2017 yılına göre Başvuran/Puanı Hesaplanan oranında %21,20 artış) bir fark ile puanı hesaplanan aday sayısının arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

2017 yılı ile karşılaştırıldığında fazladan 1 milyon adayın Lisans tercihi için gerekli olan puan türlerindeki puanları hesaplandı! (100 puan ve üzeri).

Puan türlerinde puanları hesaplanan adayların sayılarını incelediğimizde de yine bir önceki yıla göre büyük farklılıklar görüyoruz.

Lisans programı tercih edecek adayların kullanacakları puan türleri olan SAYISAL (Eski MF-1-2-3-4), SÖZEL (Eski TS-1-2) ve EŞİT AĞIRLIK (Eski TM-1-2-3) puan türlerinde puanları hesaplanan ve 180 baraj puanını geçen aday sayılarını inceleyelim.

Bu yıl SAYISAL puan türünde 100 puan ve üzerinde puan alan adayların sayısının 1 milyon 248 bin 135 olduğunu görüyoruz. Geçen yıl bu sayı yalnızca 445 bin 429 idi. Fark yine muazzam derecede büyük. Neredeyse geçen yıla göre 3 kat daha fazla adayın Sayısal puan türü hesaplanmış gözükmektedir.

180 ve üzeri puan alan aday sayılarını incelediğimizde bu farkın daha azaldığını görüyoruz. Geçen yıl MF puan türlerinde en fazla 314 bin 648 kişi 180 puan barajını geçmişti. Bu yıl ise bu sayı 434 bin 358.

Bu yıl SAYISAL Puanı hesaplanan 1 milyon 248 bin 135 adaydan yalnızca 434 bin 358’i 180 baraj puanını geçmiş gözüküyor. Oran 3’te 1. Önceki yıllara göre oldukça kötü bir oran. 2017’de puanı hesaplanan 445 bin kişinin 314 bin’i 180 puan barajını geçmişti.

Bu büyük farkın ve olumsuz gibi görünen olayın basit birkaç açıklaması var aslında;

  • Bir sözelcinin matematik testinden de birkaç soruyu işaretleyerek SAYISAL puanının hesaplanmasına neden olması – DÜŞÜK İHTİMAL
  • Daha az matematik neti yapan Eşit ağırlık öğrencileri – YÜKSEK İHTİMAL
  • İstediği sınav başarısını yakalayamayan sayısal öğrencileri – YÜKSEK İHTİMAL
  • Matematik testindeki genel ve düşük başarı oranı – YÜKSEK İHTİMAL

Matematik testi 2017 de 80 sorudan oluşan bir test iken 2018 AYT’de 40 soruluk bir test haline gelmişti. Sonuçlara baktığımızda 2017’de matematik testinde adayların %4-%6’lık kısmı çok kötü bir başarı sergilerken (0-5 doğru), 2018’de bu oran %16’lara yükselmiş.

Eşit Ağırlık Puan türünde de büyük değişimler gözlemliyoruz. Bu yıl Eşit Ağırlık puanı hesaplanan 1 milyon 489 bin 712 adaydan yalnızca 745 bin 485 aday 180 puan barajını geçmiş. Eşit Ağırlık puanı hesaplanan adayların yarısı 180 puan barajını geçememiş!

Geçen yıla baktığımızda eşit ağırlık puan türleri (TM-1-2-3) hesaplanan 788 bin 188 adaydan 180 puanı geçen aday sayısı 531 bin 911. Bu veriler bizim alıştığımız ve normal olarak algıladığımız oranları gösterirken bu yıl ki veriler büyük farklılıkların ortaya çıktığına işaret ediyor.

Bu yıl yine Doğru Tercih yapmanın önemi başvuru sayıları ile ortaya çıkıyor.

Yukarıdaki tablodan görüldüğü gibi Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) başvuru sayıları adayların öğrenim türlerine göre değişiklikler göstermektedir.

Bu tabloda öne çıkan şu: Sınava başvurup tercih yapan, yüksek öğretim tecrübesi olan ya da en azından yerleşmiş olan adayların toplam adaylara oranı %26,86!. Sayısal olarak belirtmek gerekirse bu yıl YKS sınavına başvuran adayların 595 bin 964 kişisi daha önce yanlış bir tercih yapmış… Şuan olduğu konumdan memnun değil, istediği üniversiteyi ya da bölümü-mesleği tercih etmemiş ve ikinci bir şans arayan adayların sayısı. Spor olsun diye ya da kendini sınamak için sınava girenlerin oranını var saymazsak durum yine önceki yıllar kadar vahim olmasa da istenmeyen bir tablo ile karşı karşıyayız. Oran geçen yıla göre düşmüş. Geçen yıl bu oran %31 idi.

Tercih Yaparken Başarı Sıraları Nasıl Değerlendirilecek?

Tercih yaparken başarı sıraları ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak mümkün doğru olmayacaktır. Özellikle bu yıl daha farklı değerlendirme yapmak gerekmektedir. Puan türlerini ayrı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.

SAYISAL PUAN TÜRÜ TERCİHLERİ

Yukarıdaki tabloda 2017 yılında MF puanlarından en az adayın puanı hesaplanan puan türünü referans olarak aldık. Tabloda görüldüğü üzere örneğin geçen yıl 40.000 lerde olan adayın puanı 340-365 iken, bu yıl daha iyi bir puanı olduğunu görüyoruz.

Bir diğer örnek, geçen yıl 294 bin başarı sırasına sahip olan aday 180 puanı ancak geçebilirken bu yıl aynı başarı sıralarında 200’e yakın bir puan alınmış olduğu gözükmektedir.

Genel olarak SAYISAL puan türünde geçen yıla oranla %15-%20 civarında bir puan artışı var.

SAYISAL puan türünde tercih yapacak bir adayın bu veriler ışığında el ettiği başarı sırasının %50 üstünde ve altında bir aralık belirleyerek tercih yapmasının daha güvenli ve mantıklı bir tercih olacağını bugünün verileri ışığında söyleyebiliriz.

EŞİT AĞIRLIK PUAN TÜRÜ TERCİHLERİ

Eşit Ağırlık ve Sözel puan türünde ise sayısal değerler geçen yıla oranla daha farklı. Arada yüksek farklar olduğunu söyleyebiliriz.

Eşit Ağırlık puan türünde ilk 100 binlere kadar bir puan düşmesi gözlemlenirken, 100 binlerden sonra puanın arttığını söyleyebiliriz. Eşit ağırlık puan türünde 100 bin ve 100 binden sonrası için ayrı birer değerlendirme yapmak daha doğru olur. EA puan türünde de adaların başarı sıralarının %50-%60 oranında aşağı yukarı bir aralık belirleyerek tercih yapmaları yine daha doğru olacak gibi gözükmektedir. İlk 100 bin için EA puan türünde başarı sırası karşılaştırmasını belki %50’den %30’lara indirmek mantıklı olacaktır.

SÖZEL PUAN TÜRÜ TERCİHLERİ

Sözel puan türünde ise Eşit Ağırlık puan türündeki 100 bin yerine ilk 150 bin ve sonrası olarak iki farklı değerlendirme yapmak doğru olacaktır. Sözel puan türünde de Eşit ağırlık puan türünde olduğu gibi 150 bin ve daha yüksek başarı sıraları için %40-%50 bir oran belirleyebiliriz. Örneğin 180.000’lerde olan bir aday tercih listesi oluştururken 100 bin – 250 bin marjında bir tercih listesi oluşturması daha isabetli olacaktır.

ÖNEMLİ NOKTALAR

Tüm bu tahminleri yaparken tabi ki bazı özel durumları gözden geçirmek gerekecektir.

  • Adayların kendi puan türleri ile karşılaştırdıkları tercih robotlarındaki ya da tercih kılavuzundaki başarı sırası-puan bilgilerinin yeter ve gerek koşul olmadığının, geçen yıl ki programa giren son öğrenci bilgileri olduğunu ve sadece bilgi amaçlı yazıldığının unutulmaması gerekmektedir. Tercih yaparken kılavuzda yazan başarı sırası veya puan bilgileri adaylarınkinden daha yüksek ya da daha düşük olabilir. Bu bir sorun değildir.
  • Programların kontenjan değişimleri iyi incelenmelidir. Özellikle bu yıl kontenjanlardaki azalmalar başarı sırası karşılaştırılmalarına direk etkileyecektir.
  • Başarı sırası şartlı programlar (TIP, HUKUK, MİMARLIK, MÜHENDİSLİK, ÖĞRETMENLİK) için başarı sırası şartları devam ediyor. Bu göz önünde bulundurulmalıdır.

Yavuz İlker Baldan

Yorum Yaz
Yorumlar (1)
  • 2018 tyt puanlarını yığınsal sıralama ile karşılaştırdığımızda öğrencilerin sıralamaları çok fazla geriye gidiyor. bu durumda ne yapacağız başka bir değişle öğrencilerin tercihlerini yaparken kriterimiz ne olacak.

arrow