Başarılı Gelecek İçin Doğru Adımlar

author

Üniversite tercihlerini yaparken adayların göz önünde bulundurması gereken onlarca kriter var. Ne yazık ki tüm kriterleri sağlayan bir bölüme veya üniversiteye yerleşmek adaylar açısından çok da kolay olmuyor. Ancak yine de gelecek yaşantınıza dair değer verdiğiniz şeyleri en önemliden en önemsize doğru sıralayarak kendiniz için en doğru tercihi yapmaya başlayabilirsiniz. Tercihinizi yaparken kişisel yeteneklerinizi, çalışma biçiminizi, gelecek beklentilerinizin birbiri ile uyum içinde olması, başarılı bir üniversite yaşamının ilk adımıdır.

Geleceği kesin bir şekilde görmek, değişken siyasi ve teknolojik iklim sebebiyle pek mümkün olmasa da üniversite tercihi yaparken de sonrasındaki öğrencilik sürecinde de gelecek vizyonuyla hareket etmek oldukça önemli. Geleceğin neler getireceği henüz tam olarak bilinemese de adayın üniversite yaşamında edinmesi gereken yetkinlik ve beceriler üzerinde bu bilinmezliğin pek bir etkisi olmayacaktır.

Üniversiteler, iş bulma kurumu değildir. Öncelikle bunun farkında olmak iyi bir başlangıç olacaktır. Artık üniversite mezunu olur olmaz hayalini kurduğunuz işe girmek neredeyse imkansız hale geldi. Çok fazla mezun, çok fazla üniversite ve çok kısıtlı iş imkanı var. Bu sınırlı imkan adayları daha farklı ve daha iyi olmaya zorlasa da bazen umutsuzluk verici de olabiliyor. Yapılması gereken en doğru şey umutsuzluğa kapılmamak. Doğru adımları attığınızda iyi bir kariyere biraz daha yaklaşmış olacaksınız.

Üniversite yaşamına adım attığınız ilk günden itibaren kendinizi iş bulmaya veya devlet memuru olmaya hazırlamak yerine doğrudan geleceğe hazırlamak daha doğru olacaktır. Üniversite öğreniminizin en az 4 yıl süreceğini varsaydığımızda mesleğin ve çalışma koşullarının değişkenlik göstermesi için yeterli bir zaman. Buna hazır olmak, rakipler arasında öne çıkmak için olmazsa olmazlardan birisi.

Teknoloji odaklı olun

Geleceğin iş dünyasında iyi bir yer edinmenin olmazsa olmazı teknoloji odaklı bir eğitim sürecinden geçmek olacak. Eğitim paketi içerisinde teknoloji bulunmayan bölümler içinse bireysel olarak teknolojiye yönelmek iyi bir alternatif olabilir. Okuduğunuz bölüm ve edineceğiniz meslekle teknolojiyi hangi noktalarda buluşturabileceğinizi ve bunun için girişimlerde bulunmayı ihmal etmemekte fayda var. Kişisel bir web sitesinden tutun da uygulama programlamaya kadar uzanan yelpazede bu adımı uygulayabilirsiniz.

Girişimci merkezli olmak

Geleceğin meslek önderleri kendisini her açıdan ifade etmeyi başarabilen, güçlü bir iletişime sahip, çevre edinebilme ve projelerini hayata geçirebilme becerisine sahip gençlerden oluşacaktır. Bunun için üniversite yaşamı biçilmiş kaftan! İlgi duyduğunuz alanlarda kulüplere üye olarak sizin gibi düşünen insanlarla bir araya gelip projeler, etkinlikler düzenleyebilirsiniz. Bu etkinlikler için ihtiyaç duyduğunuz bütçeyi sponsorlar aracılığıyla edinmeye çalışmak size iş ilişkileri geliştirmeniz ve iletişim kurma yetisi kazanmanız açısından büyük şans tanıyacaktır. Sorumluluk almaktan ve bunları yerine getirirken zorlanmaktan korkmayın. Zorluklardan çıkaracağınız dersler olduğunu unutmamak gerekir.

Geleceğe yön verecek girişimler parlak fikirler üzerine kurulacak. Parlak bir fikriniz varsa bunu insanlarla paylaşmaktan ve hayata geçirmekten korkmayın. Bunun için akademisyenlerden ve kuluçka merkezlerinden destek alabilirsiniz.

Takım Çalışması

Fikirlerinizin başarıya ulaşması için farklı disiplinler ile bir arada çalışmaya ihtiyacınız olacaktır. Fikirlerinizin hayata geçirilmesi, hayatta kalmasından daha kolay. Hem hayata geçirme aşamasında hem de hayatta tutma aşamasında birçok disiplinden yararlanmanız gerekecektir. Bugün teknoloji merkezli gelişen fikirlerin hayata geçirilmesi aşamasında bilgisayar bilimlerinin yanı sıra pazarlama, reklam, tasarım gibi süreçlerin yanı sıra ekonomik, psikolojik ve hatta sosyolojik boyutları olduğunu da unutmamak gerekir. Bu etkileşimi gözünüzde canlandırabilmek için Facebook’un dünya üzerindeki etkilerini göz önüne getirmeniz iyi bir örnek olacaktır.

Takım çalışmasına yatkınlık, farklı disiplinlerde uzmanlaşmış insanların fikirlerine önem vermekten ve bu bilgileri doğru şekilde işlemekten geçer. Üniversite yaşamınızda farklı bölümlerden arkadaşlar edinerek güncel olaylara veya gelişmelere hangi açılardan baktıklarını, neler düşündüklerini çıkarsamak hiç de zor olmayacaktır.

Kişisel Markalaşma

Kişisel markalaşma, geleceğin çalışma hayatı için öngörülen bir çalışma sistemi. Buna göre gelecekte şirketler düzenli çalışan istihdam etmek yerine proje odaklı işe alım süreçleri gerçekleştirecek. Bunun getirdiği olumlu durumlar olduğu gibi olumsuz durumlar da var. Şirketler, kişilerin yetkinliklerini doğru projede konumlandırarak verimi artırırken bir yandan da maliyeti düşürmeyi amaçlıyor. Çalışan içinse durum biraz daha karmaşık. Sürekli bir iş bulma kaygısından ve sürekli gelişme zorunluluğunun getireceği dinamik yaşamın yoruculuğu ön plana çıkan olumsuzluklar arasında. Bu olumsuzlukları ileride yaşamamak için en doğru zaman üniversite yıllarından itibaren belirli konular üzerinde derinlemesine geliştirilmiş bir yetkinlik. Her şeyden biraz biraz bilmek günümüz iş dünyasında hayat kurtarıcı olsa da gelecekte tek bir konu üzerinde derinlemesine uzmanlaşmanın ve kişisel bilinilirliğinizi artırmanın en doğrusu olduğu yönündeki görüşler gün geçtikçe artış gösteriyor.

Network

İyi ilişkiler, iyi bir gelecek için olmazsa olmazlardan.

Kişisel markalaşmanın birinci kuralı iyi bir networke sahip olmak. Profesyonel anlamda tanıdığınız insanlara yeteneklerinizi, isteklerinizi ifade etmekten çekinmeyin. İletişimini güçlü tutan insanların daha iyi bir kariyere ulaşmaları daha kolay olacaktır. Üniversite yaşamı, network oluşturmak için en uygun zamanlar. Alanda teorik bilgiye sahip akademisyenler, gelecekteki meslektaşlarınız olan bölüm arkadaşlarınız ve sektörün içinden gelen seminer katılımcıları, etkinlik sponsorları, staj yapılan kurumdaki çalışanlar ile güçlü bağlar kurmak en doğrusu olacaktır. Bunun için stajlar yapmaktan çekinmeyin. Staj yaptığınız kurumun iyi bir gözlemcisi olun ve gözlemlediğiniz eksikliklerin geribildirimini uygun bir dille vermeye özen gösterin. İçinde bulunduğunuz kuruma fikirleriniz, vizyonunuz ve dinamikliğiniz sayesinde kuruma pozitif değer katabileceğinizi göstermeyi amaçlayın. Sektörün içindeki insanların sektörle ilgili sıkıntılarına kulak verin. Bu sıkıntıların sizin için önemini belirleyin. Bu sayede kendinizi istemediğiniz bir durumla karşı karşıya bırakmak yerine zorlukları aşmaya hazır hale getirebilirsiniz.

Yabancı Dil? – C’mon!

Geleceğin iş yaşamında ihtiyaç duyabileceğiniz yabancı dilleri belirlemek ve bunlar üzerine temel düzeyde de olsa çalışmak doğru bir adım olacaktır. İngilizce bilmenin zorunluluğundan bahsetmeye gerek görmüyoruz ancak yine de hatırlatmakta fayda var. Teknoloji ve dolar odaklı küresel dünyada en geçerli dil hala İngilizce ve önümüzdeki 50 yıl daha öyle olmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu yüzden iyi bir Türkçe’nin yanı sıra akıcı bir İngilizce bilgisi şart.

Teknolojiden bahsederken kodlama dillerinden bahsetmemek eksik olur. Bilgisayarların, insandan daha fazla işgücü açığını kapattığı günümüz dünyasında bile makinelerin dilinden anlamak, hangi dilleri konuştuklarını, dillerin kapasiteleri ve yapabildiklerini bilmenin büyük etkisi var. Gelecekte de bu durum değişmeyecek. İnsanoğlu yavaş yavaş kodlar dünyasına tümden bir giriş yapmaya başladıysa da henüz hiçbir şey için geç değil. Teknolojinin son 60 yılda neredeyse sıfırdan bu noktaya geldiğini varsayarsak bu noktada atılacak bir adımın 60 yıl sonra dahi büyük faydası olacak gibi görünüyor.

Planlayıcı Olun

Hayatınızdaki en önemli kararlardan ilkini almak üzeresiniz veya henüz aldınız. Tebrikler! Üniversite tercihinizi yaptınız. Bu tercihin önünüzdeki daha bir çok kapıya açılacağını unutmayın. Başından beri bahsettiğimiz geleceğe hazır olmak konusunda tüm bunları rasgele davranışlar olarak değil, planlı bir sistem içerisinde yürütmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu noktada iyi bir gelecek için nelere ihtiyacınız olduğunu belirlemekle başlayabilirsiniz. Ardından bu ihtiyaçların nasıl ve ne zamana kadar giderilmesi gerektiğini belirledikten sonra son olarak ihtiyacınız olan şeyi nereden temin edeceğinize karar vermek kalıyor. Çalışma yaşamındaki temel dinamikler de bu basit soru işaretleri üzerinden yürüyor. Doğru cevabı bulmak için doğru soruları sormak gerektiğini unutmamakta fayda var.

Farklı kültürlere bir arada olun

Kültürel farklılıklar günlük yaşamımızın her alanında karşımıza çıkan bir olgu aslında. Üniversite yaşamının bireyde uyandırması beklenen etkilerden biri vizyonunu tamamlamış, yeni fikirlere açık ve farklı düşüncelere saygılı olmak gibi temel insani kazanımları da içinde barındıran kültür kavramı. Kültürler arası iletişim becerisi sizi küresel insan olmaya bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu da yurt dışında yaşam ve çalışma imkanı elde etmek için olmazsa olmazlardan. Farklı kültürlerle çalışma becerisi elde etmek için yurt dışı staj ve öğrenci değişim programlarının sıkı bir takipçisi ve katılımcısı olmak iyi bir seçenek olacaktır. Öğrenci değişim programlarıyla gerek yurt içinde gerek yurt dışında farklı kültürlerle bir araya gelmek hem iletişim becerileri geliştirmeniz hem de vizyonunuza değer katmanız açısından oldukça ideal bir yol. Üniversite tercihi yaparken seçeceğiniz bölümün ERASMUS ve yurt dışı staj olanaklarını da araştırmanızda fayda var.

Üniversite yaşamındaki önceliğinizin para kazanmak yerine değer ve deneyim kazanmak olması, yukarıda sınırlarınız çizmeye çalıştığımız yol haritasının anahtarı olacaktır.

Yorum Yaz
Yorumlar (0)
arrow